Yurtseverlik ve ırkçılık ikilemi

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı unnamed.jpg
Abdullah AĞIRKAN
Gazeteci-Yazar

Büyük Fransız sosyalist Jean Jaurès’in dediği gibi: “Yurtseverliğin azı, seni enternasyonalizmden uzaklaştırır. Derin yurtseverlik ise seni enternasyonalizme yaklaştırır.”

Ama bizler, ne yurtseverlik yönünden bir doygunluğa ulaşabildik ne de yurtseverliği ehlileştirebildik.

Bu iki büyük kayıp arasında ise aynalar ilkesinin egemen olduğu bir ilişki doğdu. Bu aynalardan her biri kendi yoksul ve korkunç görüntüsünün aynısı olan ötekinin imajını yansıtmaktadır.

Politik anlamda özürlü bir tezin ateşli savunuculuğu ahmaklığına giren pek çok dar kafalı sığlığa rastlamanız oldukça kolay Türkiye’de.

Türkiye’de ortalama akıl rafa kalkmıştır…

Siyasal anlamda ideal bir tezi savunmak rafta küflenmekte…

Bireycilik bir yaşam biçimi…

Böylesi bir ülkede yurtseverlik sadece geleneksel anlamda toplumsal sos niteliği taşır; Oysa yurtseverliğe en fazla muhtaç olduğumuz dönemdeyiz.

Yurtseverlik tümden gelen bir ideale iman eden düşünce biçimdir. Tüm varlığa aşık olan ve onun için mücadele eden bireydir.

Onda ırk, cinsiyet, bölge vb olgular üstüden bir değerlendirme yoktur.

Siyasal anlamda özgürlükçü, demokrasiye iman eden, antiemperyalisttir.

Irkçılık ise lanetlenmiş bir ruhun yeryüzünde yeninden yürümesi, insanlığın canavarlığa erişmesine, ülkesini bölmesine ve tüm çatışma alanlarının doğuşuna zemindir.

Irkçılık bir ruh hastalığıdır…

200 bin yıllık insanlık tarihini 3 bin yılla sınırlandıran ahmaklığın üstün olma tezine dayanan embesilce idealleştirilen bir doktrindir.

Bir yıl evvel ırkçılığın panzehiri soldur ve de yerel seçimler bu noktada başat rol oynayacaktır diye bir yazı kaleme almıştım Gerçek Gündem’de… https://www.gercekgundem.com/yazarlar/platform/620/sol-ve-yerel-secimler

Sol ırkçılığa karşı bir tez sunuyor…

Sol yeni bir dünyayı idealize ederken gerçektende sosyal, ekonomik olguları cesaretle dile getiriyor.

Irkçılar doğuştan gelen, katılımla geçmiş özelliklerin biyolojik olarak insan davranışını belirlediğine inanan kişilerdir.

 Ruh hastalığının beslendiği toplumlarda şüphesiz kollektif akıl hastaları , despotlar ve dikta rejimleri doğar…

İnsanlık faşizme asla teslim olmadı.

Ancak yurt sevgisi solun tarihsel gerçeğine en uygun tezidir…

Faşizme karşı mücadele bir yurtseverlik görevi olarak solun tarihine girmiştir ikinci dünya savaşına bakıldığında…

Ancak hangi sol?

CHP’nin sol yanı yetersiz kaldı açık söylemek gerekirse, bu konuda pek çok kere yazı kaleme alan biri olarak gördüğüm şey bu…

Yeni soluk haberde kaleme aldığım yazı bu konuda ilke niteliğindeydi…

https://yenisoluk.com/chpnin-sol-yani-yetersiz-kaldi

Solun tarihsel misyonu elbette yeniden yurtseverlikle harmanlanmak zorundadır. Kapitalizmin gerici dönemi daha ağırlaşıyor, dünyada ırkçılık yükselişte…

 İnsanlık ya bu deli gömleği yırtıp atacaktır…

Ya da yok olacaktır.

Kişi ikileme düşmeden yurtseverliğe adım atarken, ırkçı milliyetçiliğe kapıları örtmekle kalmamalıdır – ırkçı milliyetçiliği ezmelidir.

 Bu insan olma onurudur.

Bu Haberi Paylaşın;

Hakkında; ÜLKEDE GÜNDEM

Tüm yazıları; ÜLKEDE GÜNDEM →

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir